msgbartop
Çernobil patlamasıyla ilgili resimler, yazılar, videolar.
msgbarbottom

İtalya nükleer enerji planlarını bir yıl erteledi Sun, 30 Oct 2011

İtalyan hükümeti, 20 yıl önce nükleer reaktörlerin kapatıldığı ülkede nükleer enerjiye yeniden geçilmesi planlarını bir yıllık ertelemeyi öngören moratoryumu kabul etti.

Japonya'da 11 Marttaki deprem ve tsunamide zarar gören nükleer santralindeki radyasyon sızıntısının yol açtığı nükleer felaket tehdidi sürerken, İtalya'da Başbakan Silvia Berlusconi liderliğindeki bakanlar kurulu, ülkenin nükleer enerji planlarıyla ilgili moratoryumu onayladı.

İtalya'da, Çernobil nükleer felaketinin ardından 1987'de yapılan halk oylamasında nükleer enerjinin reddedilmesiyle ülkede faal durumdaki dört nükleer santral kapatılmıştı.

Berlusconi hükümeti de petrol ve doğalgaz için dışarıya bağımlılığını azaltma gerekçesiyle nükleer enerji kullanımının canlandırılması taahhüdünde bulunmuş, ancak bunun için sismik açıdan aktif olan ülkede hiçbir bir yer belirlenmemişti.

Nükleer enerji karşıtları ise moratoryumun, nükleer enerji konusunda yapılacak referandumun, Japonya'daki felaketin izleri silikleşinceye kadar ertelenmesi amacıyla ilan edildiği yorumunda bulunuyor.

AA

Çernobil'in kahramanlarına ne oldu? Sun, 30 Oct 2011

Asya kaderciliği sadece bizim sorunumuz değil. İnsana değer vermeyen anlayış, 25 yıl önce Ukrayna'yı vurmuştu.

Albay Yaroşuk 1986’da Kızılordu’da görev yapan, güçlü, kuvvetli bir kimyagerdi. Bugün, yemeği sadece karısının elinden yiyebilen, parası olmadığı için böbrek taşlarını dökemeyen yatalak bir ‘Rusya Kahramanı’. 1986’da Çernobil felaketinde onu kaza yerine gönderdiler. Elinde bir aletle radyasyon oranı yüksek alanları işaretlemesi gerekiyordu. Adı bir sokağa ya da askeri üsse verilecek. Öldükten sonra...
Bölgede onun gibi 340 bin asker vardı. En büyük riski reaktörün çatısını temizleyenler aldı. Kurşun kaplama ceketleri vardı ama sızıntı aşağıdan geliyordu ve eski deri botları radyasyonu geçiriyordu. Çatıdaki her asker günde bir buçuk-iki dakika çalıştı. Bir sertifika ve 100 rublelik ödülle sonu karanlık bir geleceğe yollandılar. Oradaki 3600 asker bugün elbiselerinin rengi gibi ‘yeşil robotlar’ diye hatırlanıyor.
Reaktörün altında yoğun su birikmişti. Su, uranyum ve grafit ile karışırsa 3 ila 5 megatonluk bir patlama olabilirdi. Bu sadece Sovyetler Birliği değil, tüm Avrupa kıtası için facia demekti. Tek çözüm, birilerinin acilen reaktörün altına dalıp güvenlik vanalarını açmasıydı. Gönüllülere araba, apartman dairesi, yazlık ev ve ailelerine ölene kadar maddi yardım sözü verildi. Gencecik çocuklar kendilerini feda ettiler, vanayı açtılar. Aldıkları 7 bin ruble dışında bir şey de istemediler.
Ve helikopter pilotları...
Albay Vodolazki, izin verilen maksimum radyasyona maruz kalana kadar canla başla çalıştı. Sonra eve gidebilirdi, bırakmadı. 33 kişiyi daha eğitti. 120 uçuşta, 230 ton kum boşalttı. Reaktörün 300 metre üzerinde, helikopterde sıcaklık 60 dereceyi buluyordu. Kumu isabet ettirmek için başını dışarı çıkarıp çıplak gözle hedef belirliyordu. Başka çaresi yoktu. Uzun yaşamadı. Onu Belarus’ta toprağa verdiler.
Hükümet komisyonları, kurtarma çalışmalarını yönetirken, “Bugün bu iş için üç kişiyi, şu iş için iki kişiyi feda edeceğiz” diye karar alıyordu. Her gün...
Enkazı temizlemek için çalışan 600.000 kişinin yüzde 10’unun öldüğü düşünülüyor.
Ukrayna Sağlık Bakanlığı, 5 yıl önce 428 bini çocuk 2.4 milyon Ukraynalının felakete bağlı sağlık sorunları yaşadığını duyurdu.
Bugün aynı kader Fukushima 50’si denilen Japon kahramanları vuruyor.
Başbakan Naoto Kan’ın “Bu krizi sadece siz çözebilirsiniz. Geri çekilmek düşünülemez” sözleriyle ölüme atıldılar.
Çernobil hayalet şehir. Bölge halkları bu acıyı asla unutmadı. Japonlar da unutmayacak.
Nükleer kazalar bir kez oldu mu, durdurmanın yolu yoktur. Hafife alınacak, üzerinde espri yapılacak konu değil, insanlığın ortak trajedisidir.
İyi pazarlar!

(* Keith Gessen, Svetlana Alexievich’in ‘On Chernobyl’ adlı makalesinden yararlanılmıştır.)

ÇINAR OSKAY

20/03/2011

3 değil, en az 10 santral kurulmalı Sun, 30 Oct 2011

86'daki Çernobil Faciası sonrası, radyasyonsuz olduğunu ispatlamak için kameralar önünde çay içen Bakan Aral AKŞAM'a konuştu: Başbakan vazgeçmesin. 3 değil en az 10 santral kurulmalı

Deniz ÇİÇEK / ANKARA

1986'da yaşanan Çernobil Nükleer Faciası sonrası, akıllarda en çok kalan görüntü dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral'a aitti. Aral radyasyonsuz olduğunu kanıtlamak için kameralar önünde çay içmiş, günlerce tartışılmıştı. Japonya'daki patlama sonrası nükleer santral tartışması yeniden gündemde. Aral ise şu anda İstanbul Teknik Üniversitesi'nin deprem tahmin projesinin başında. 25 yıla karşın düşüncelerinin değişmediğini söylüyor: Başbakan bu projeden vazgeçmemeli. 3 değil, en az 10 santral kurulmalı.'

İNÖNÜ'YE Mİ VERECEKTİM?
Aral, Çernobil'in bakanlığı döneminde gerçekleştiğini belirterek, o günleri şöyle anlattı: Özal beni mektupla Radyasyon Güvenlik Komitesi'nin başkanlığına atadığını belirtti. Haberim yoktu. 'Başbakanım, ben makine mühendisiyim, Sağlık Bakanı değilim, TAEK bana bağlı değil' dedim. O, görevi kimseye veremediğini söyledi. Sağlık Bakanı Kalemli 'Ben anlamam' demiş, Meclis albümünden seçmişler. 'Aral ve Erdal İnönü bilir' demişler. Özal, 'İnönü'ye mi verecektim, tabii ki sana vereceğim' dedi.

'İÇ, MİLLET RAHATLASIN'
O dönem çay içmesini Özal'ın 'İç de millet rahatlasın' diye önerdiğini kaydeden Aral, 'O dönem bunu kimse yazmadı. Gazeteciler geldi, ellerinde radyasyon ölçme cihazı var. Para çıkarıp çay aldırdım. Masanın üzerine torba torba koyduk, aleti getirdim hiçbirinde alarm vermedi. Bir televizyon getirttim. Açtırdım televizyonu ve ona doğru yürümeye başladım. Cihaz ötmeye başladı. Televizyonun yaydığı radyasyon daha fazlaydı' dedi.

SANTRAL RAFA KALKTI
Aral, 1986'da Türkiye'de yine Akkuyu'da nükleer santral kurmak için Özal'ın kendisini görevlendirdiğini belirterek, 'Özal projeyi bana vermişti, kimsenin haberi yoktu. Biz Kanadalılar ve Amerikalılarla görüşme yaptık. Geçmişte bir hazırlık varmış, bunun üzerinde ciddi bir çalışma başlattık. Fakat Çernobil olunca Turgut Bey, 'Bu artık olmaz, rafa kaldır' dedi. Ama Türkiye şimdi vazgeçmesin. Çernobil bizi mahvetti. Onlar yüzünden geç kaldık' diye konuştu.
Aral, depreme dayanıklı santrallerin, gemi gibi sallanacak şekilde yapılacağını kaydederek şu bilgileri verdi: Depremde sallanacak ama bir şey olmayacak. Türkiye'deki de öyle olmalı. Japonya'daki eski santraldi, Türkiye için bir şey olmaz. Türkiye'de deprem olsa bile 7,5'ten yukarısı olmaz. İşin başındayım, biliyorum. Yapılacak santral 9-10 şiddetine dayanır. Türkiye'nin en az 10 nükleer santrala ihtiyacı var. Diğer kaynaklar yetersiz. Memleketin gelişmesi için gerekli, elektrik tüketimi her yıl % 10 artıyor.'

YENİ ÇERNOBİL OLMAZ
Aral Japonya'daki risk için 'Risk Çernobil'e yaklaştı. 6 ve 7. kademeye gelince Çernobil olacak. Ama Japonlar yapılması gerekeni yapıyor. Kritik günü atlatırsa bir şey kalmaz, Çernobil boyutuna varmaz' dedi.

HåLå İÇİYORUM TURP GİBİYİM
Aral, o dönemki görevi için, 'Talip değildim, benim görevim de değildi ama, ondan sonra şerefle yaptım'  diyor. Bugün artık devletin, Karadeniz'de çaya bağlı kanser vakalarının artmadığı yönünde görüş bildirdiğini kaydeden Aral, O dönemki çay tartışmalarını şöyle değerlendirdi: 'Çayla ilgili ölçüm değerlerini toplayarak Viyana'daki Atom Enerjisi Ajansı'na yolladım. Çaydaki limitleri bildirmelerini istedim. Sonuçlar geldi, gönderdiğim bütün değerler standart kabul edilmiş. Ondan sonra çayı rahatlıkla içtim. 84 yaşındayım ve her gün 20 bardak çay içiyorum. Bir şey olsa bana olurdu. Allah'a şükür turp gibiyim.'

KARŞI OLAN KUTUP'TA YAŞASIN
Hükümetİn, Japonya'daki olaya rağmen nükleer santraldaki kararlılığını da değerlendiren Aral, 'Son derece doğru. Bu dünyada yaşamıyorlar mı ben anlamıyorum. Bugün dünyada atoma sahip olan milletler güç gösterisi yapıyor. İran dünyaya meydan okuyor. Dünyada artık 3. ve 4. Nesil santrallar yapılıyor. Türkiye medeniyetten geri kalacaksa nükleer olmasın. Atom fiziğine sahip devletler güçlüdür. Nükleer santrala karşı olan gidip kutupta yaşasın. Türkiye doğru yolda. Bu hedefi yüzde 100 sürdürsün. Türkiye zaten geç kaldı. Greenpeace ha babam gösteri yapıyor. Hadi elektrik işini hallet o zaman' dedi.

En kötü senaryo; Çernobil'den beter olabilir Sun, 30 Oct 2011

Japonya hükümetinin Fukushima Daiichi  Nükleer Santrali'ndeki patlamayla ilgili net açıklamalar yapmaması dikkat çekerken Amerikalı otoriteler önceki gün 4. ünitenin de kullanılmış yakıt depolama kazanında bir yangın çıktığını ve atmosfere doğrudan radyasyon salımı olduğunu açıkladılar…


Japonya hükümetinin Fukushima Daiichi  Nükleer Santrali'ndeki patlamayla ilgili net açıklamalar yapmaması dikkat çekerken Amerikalı otoriteler önceki gün 4. ünitenin de kullanılmış yakıt depolama kazanında bir yangın çıktığını ve atmosfere doğrudan radyasyon salımı olduğunu açıkladılar…

Ancak en kötü senaryolar üzerinde çalışan birçok uzman var. Bunlardan biri olan Tennessee Devlet Üniversitesi’nden Dr. Michael Allen kariyerini nükleer senaryolar üzerine yapmış. Allen tam ölçekli bir erimenin kaçınılmaz olup olmadığı hakkında emin olmamakla birlikte altı reaktörün de gözden çıkarılabileceğini ve bunun aylar sürebileceğini belirtirken, eğer çalışanlar reaktör kazanlarını soğutmayı başaramazlarsa, “tıpkı tereyağ gibi” bir erimenin söz konusu olabileceğini söylüyor.

Allen, “Yüksek düzeyde erime söz konusu olduğunda bu eriyiğin reaktörün altındaki su dolu beton alana aşırı sıcak bir şekilde ulaşması ise sanki bir bomba atmış eskisi yaratacak ve bu durumda çok büyük bir radyasyon bulutundan bahsediyor olacağız.” diyor.

Allen’a göre en iyi senaryo rüzgarın esmesiyle birlikte nükleer partiküllerin Pasifik Okyanusu’na ulaşması. Bu durumda radyasyon okyanusa yayılınca risk azalacak, ancak Tokyo ve diğer şehirlere ilerlerse sonuç Çernobil’den bile beter olacak.

(Not: Radyoaktif bulutlar şu sıralar Kuzey Pasifik, Bering Boğazı, Alaska ve Kanada'ya doğru ilerliyor. Hafta sonundan sonra Alaska, Amerika ve Kanada'nın batı kıyılarına ulaşacak. Önümüzdeki hafta ise Vancouver, San Fransisco, Las Vegas, Los Angeles ve Portland’a ulaşacak. Ancak buralara ulaştığında radyasyonun 5 kat hafiflemiş olacağı ifade edilenler arasında.)

İngiliz Profesör John Beddington daha iyimser bir senaryodan bahsediyor. “500 metre yüksekteki bir radyasyon materyali lokal bir etkiye sahiptir, en kötü senaryoyu hayal edip

yağmurla Tokyo’ya taşınacağını düşünseniz ne olur? Sonuç hiçbir şey!” diyor. Beddington sorunun sadece 30 kilometrelik bir alanı ilgilendirdiğini düşünüyor.

New York Times ise asıl tehlikenin kullanılmış yakıt çubuklarında olduğunu yazıyor.  11.195 nükleer yakıt çubuğunun çok ciddi bir erimeyle karşı karşıya olduğunu belirten New York Times, yakıt çubuklarının yüksek düzeyde radyasyon yaydıklarını belirtiliyor. Yakıt çubuklarının soğutulmaması birbirleriyle etkileşime girerek reaktörün kalbine zarar vermeleri anlamına geliyor. Bu da çok büyük bir radyasyon tehlikesini ifade ediyor.

 

Ece Arar

Nükleer kıyametten kaçış! Sun, 30 Oct 2011

Fukuşima'da Çernobil'e 24 saat kaldı

 



Santrali'nde nükleer erimenin başladığı tahmin ediliyor. Peki nükleer erime nasıl meydana geliyor ve ne gibi sonuçlara yol açabiliyor?

Çernobil'deki kazanın üzerinden 25 yıl geçmiş olmasına rağmen, bölgedeki tablo, Japonya'daki nükleer felaketin olası bilançosu konusunda fikir veriyor. Deutsche Welle'den Irene Quaile uzmanlarla konuştu.

Greenpeace çevre örgütünden bir uzman ekip bundan kısa bir süre önce Ukrayna’ya bir gezi düzenledi. Amaç, nükleer enerjinin tehlikeleri denince ilk akla gelen Çernobil felaketinin 25. yıldönümünde, bölgedeki durumu incelemekti. Ancak bu ekip Çernobil ve çevresinde incelemelerde bulunurken, Japonya’da yeni bir nükleer felaket olduğuna ilişkin ilk haberler gelmeye başladı.

Çernobil gezisinde ortaya çıkan tablo, Japonya’daki güncel felaketin sonuçları açısından epey iç karartıcı. Greenpeace Uluslararası İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Aslıhan Tümer, Fukuşima’daki nükleer kaza haberini ilk duyduğunda, tam da tarihin en ağır nükleer felaketinin olduğu yerdeydi.

"Japonya'dan haberler gelmeye başladığında Çernobil'deydik ve insanların yüzünü gördüm." diyen Tümer "Ağızlarını açmalarına gerek yoktu, yüz ifadeleri ile ‘şu anda Japonya'da ne olduğunu bilmiyoruz, ama oranın 25 yıl sonra nasıl bir yer olacağını biliyoruz' diyorlardı.” şeklinde konuşuyor.

611714_0496fef62331d86652e4d37f8386febe.

Çernobil'in yol açtığı ekolojik hasar hala ölçülebiliyor

Ve bu tablo hiç de iyimser değil. Çernobil’deki felaketin izlerini hala her yerde görmek mümkün. 1986 yılında Çernobil’deki nükleer santralde meydana gelen dev patlama ile yayılan radyasyon, bir bulut halinde geniş bir bölgeyi kirletti ve ardından da Kuzey ve Batı Avrupa’ya yayıldı. Patlamanın meydana geldiği reaktör halihazırda beton bir zırh ile kaplı. Fakat kazanın ekolojik etkileri, nükleer santralden yüzlerce kilometre uzakta bile hala ölçülebilir durumda. Aslıhan Tümer yasak bölgeden epey uzakta bölgelere de gittiklerini ve buralarda, başta süt ve diğer besin maddelerinde olmak üzere yüksek radyasyon tespit ettiklerini, yani insanların besinler yoluyla bugün de radyasyona maruz kaldıklarını anlatıyor.

Felaketin izleri 11 kuşağa kadar görülebiliyor

Greenpeace uzmanı Tümer, Çernobil’in faturasının özellikle çocuklara çıktığını söylüyor. Çocuklarda genetik mutasyonlar gördüklerini belirten Tümer, "Anne babaları 25 yıl önce radyasyona maruz kalmış olan bu çocukların bazılarında iç organlar eksik, çoğunda kalp rahatsızlıkları var.” diyor. Greenpeace çalışanı, reaktör kazasının gelecek kuşaklara etkisinin boyutu hakkında uzmanların henüz görüş birliği içinde olmadığını, kazanın 11 kuşağa kadar etkili olabileceği yönünde bilimsel raporlar bulunduğunu söylüyor.

Doğa hala radyasyonlu

Diğer yandan Çernobil’de nükleer santralin yakın çevresindeki incelemeler, doğanın son 25 yılda kendine gelmeyi başardığını gösteriyor. Ancak Aslıhan Tümer, çoğu bölgenin yine de radyasyon içerdiğini, örneğin mantarlarda ya da buralarda otlayan ineklerde yüksek radyasyona rastlandığını hatırlatıyor.

Nükleer erimede radyasyon Çernobil'i geçer

Fukuşima’daki felaketin boyutlarının Çernobil kadar büyük olup olamayacağı belli değil. Greenpeace, Çernobil’deki reaktörde grafit çubuklarının kullanılması ve yapı şekli nedeniyle radyasyonun, bir şömine bacasından yükselirmişçesine atmosferin yüksek katmanlarına çıktığını, Japonya’da bunun söz konusu olmadığını belirtiyorlar. Ancak örgüt, nükleer erime olduğu takdirde ortaya çıkacak radyasyonun Çernobil’dekinden daha yüksek olacağını belirtiyor ve ayrıca Japonya’nın kuzeydoğusunun Ukrayna’daki nükleer santralin çevresinden çok daha yoğun bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çekiyor.

611714_1f399e6000889c6e1180db3c077a3b40.

Bölge radyoaktif kirlendi

Münih’te bulunan Helmholtz Merkezi’ndeki Radyasyondan Korunma Enstitüsü’nün Başkanı Dr. Peter Jacob, Fukuşima’daki reaktörlere 20 kilometre mesafede bulunan bölgenin, açığa çıkan iyodin ve sezyum 137 ile kirlendiğini söylüyor. Jacob „Bu bölgede hala insanlar var ve Çernobil’den sonra da gördüğümüz gibi, özellikle tiroid bezlerinde toplanan radyoaktif iyot bileşikleri büyük sorun yaratıyor. O yüzden vakitlice iyot hapı almak gerekiyor.” diyor.

"Çernobil'deki gibi olmaz diyemem"

Radyoaktif iyot bileşikleri kanser riskini arttırıyor. Şu anda Japonya’da gözler, rüzgârın yönünde. "Radyasyon bulutu kara üzerinden geçerse ve bir de yağmur yağarsa, o zaman çevrede en yüksek radyoaktif kirlenme yaşanıyor." şeklinde konuşan Jacob "Bu noktada en korkunç senaryo ise, radyoaktivitenin Tokyo’yu vurması olur.” ifadesini kullanıyor.

Radyasyon uzmanı, Japonya’daki felaketin Çernobil’dekine benzer bir boyuta varıp varmayacağı sorusuna ise çekinerek şu yanıtı veriyor:
"Olmaz diyemem, zira santral kontrol altında değil. Gerçi beklemiyorum ama, olmaz da diyemem.”

611714_ffea106476b24a337863d9405a019e5a.

ABD'NİN BATI KIYISINDA DÜŞÜK RADYASYON TESPİT EDİLDİ

ABD'nin batı kıyısında, Japonya'nın Fukuşima nükleer santralinden geldiği tahmin edilen çok düşük yoğunlukta radyasyon tespit edildiği bildirildi. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) merkezinin bulunduğu Viyana'daki diplomatik kaynaklar, radyasyon seviyesinin, insanlara zarar verecek düzeyden çok uzak olduğunu söylediler. Radyoaktif sızıntının devam ettiği Fukuşima nükleer santralinin bazı reaktörlerinde yakıt çubuklarını soğutma çalışmaları sürüyor.

611714_99917ac9cfaec96494218444c82e4b25.

YA NÜKLEERİ DURDUR YA JAPONYA'YA GİT

Mersin Akkuyu ve Sinop'ta yapılmak istenilen Nükleer santrallerle ilgili basın toplantısı düzenleyen Greenpeace, hükümet’in her şeye rağmen Türkiye’de nükleer enerji planlarına son hız devam etmesini eleştirdi.

 Nükleer enerjinin tehlikelerine dikkat çeken Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi ile nükleer enerji ve nükleer santraller konusunda uzman Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, hükümetten, Çin'in, Almanya'nın, İsviçre'nin ve hatta Venezuela'nın gösterdiği duyarlılığı beklediklerini söyledi.

611714_b10ecad3c245ccbdf338ff0de11932cd.

TÜM DÜNYA ZAMANLA ÖLÜM KALIM YARIŞINDA

İsveç Dışişleri Bakanlığı, hem kendi vatandaşlarını hem de diğer İskandinav ülkelerin vatandaşlarını başkent Tokyo başta olmak üzere Japonya'dan tahliye etmek için bugün ve yarın uçak gönderiyor. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İsveç vatandaşları Japonya'ya gitmemeleri konusunda uyarıldı. Ayrıca ülkede bulunan İsveç vatandaşlarının nükleer santralin olduğu Fukuşima'nın 80 kilometre dışında bulunmaları tavsiye edildi.

Bu arada İsveç hükümeti, hem kendi vatandaşlarını hem de diğer İskandinav ülkelerin vatandaşlarını Japonya'dan tahliye etmek için iki uçak gönderiyor. İlk uçak bugün TSİ 15.30'da Tokyo'dan yolcularını aldıktan sonra Bangkok aktarmalı olarak İsveç'e dönecek. İkinci uçak da yarın yine Tokyo'dan aldığı yolcuları Bangkok ve İsveç'e taşıyacak. Japonya'dan ayrılmak isteyen İsveç ve İskandinav ülkeleri vatandaşlarının İsveç'in Tokyo Büyükelçiliğine başvurmaları istendi.

TÜRKİYE YİNE EN HIZLI TEPKİYİ VERDİ
Dışişleri Bakanlığı, ek sefer ihtiyacını belirlemek üzere henüz herhangi bir tarifeli uçuş için bilet almayan veya rezervasyon yaptırmayan ve Japonya'dan yurda dönmek isteyenlerden isimleri ve irtibat bilgilerini istedi. Şu ana kadar 200 civarında tahliye talebi yapıldığı öğrenildi. Tahliye edilecek vatandaşların Türkiye'ye dönüşlerinde radyasyon taramasından geçirilmesi için de gerekli hazırlıklar tamamlandı. Bakanlık ayrıca 33 kişilik bir yardım ve enkaz kaldırma ekibinin bugün Japonya'ya gönderileceğini açıkladı. Japon halkıyla dayanışma göstergesi olarak Türkiye'de ve dış temsilciliklerde bayraklar, pazartesi sabahına kadar yarıya indirilecek. Bu haftaki resmi futbol müsabakaları öncesinde felakette hayatlarını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulacak.

20 BİN ABD'Lİ TAHLİYE EDİLECEK
Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke de vatandaşlarını tahliye etmek için düğmeye bastı. ABD, Japonya'daki askerlerinin ailelerinin oluşturduğu yaklaşık 20.000 kişiyi tahliye etme kararı aldı. İngiliz hükümeti, Tokyo ve Hong Kong'dan vatandaşları için charter uçakları kaldırılacağını açıkladı. İngiltere, felaketten direkt olarak etkilenenlerden uçuş için ücret istemeyecek, ancak diğer vatandaşlar 967 dolar ödeyecek. Fransa da milli havayolları Air France'dan tahliye operasyonu için uçak sağlamasını istedi. Japonya hükümeti, 32 milyonluk başkent Tokyo'da radyasyonun insan sağlığını tehdit eder seviyede olmadığını açıklasa da başta kadın ve çocuklar olmak üzere binlerce Japon da yurtdışına ya da ülkenin güneyine kaçıyor.

611714_1485be85a9a899a96fb2e0464d41b58d.

Tokyo yolcularına kontrol geliyor

Fukuşima Santralı’ndaki sızıntı nedeniyle dünya genelinde Japonya’dan gelen uçaklara yönelik önlemler artırılırken, THY’nin Tokyo’dan İstanbul’a gelecek uçaklarındaki yolcuların da, önümüzdeki günlerde havaalanında radyasyon kontrolüne tabi tutulmaları bekleniyor.

611714_e337856cec1a3ba14c73ea06c2460572.