<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Latest Posts</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/</link>
<description>Articles at Çernobil Türkiye</description>
<language>en-us</language>
<item>
<title>Çernobil Nükleer Felaketinin 26. Yılı</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/cernobil-nukleer-felaketinin-26.-y%C4%B1l%C4%B1.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/cernobil-nukleer-felaketinin-26.-y%C4%B1l%C4%B1.html</guid>
<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 22:25:00 +0300</pubDate>
<description><![CDATA[ <p><strong>Çernobil nükleer santralinde yaşanan patlamanın 26. yıldönümü nedeniyle Greenpeace, Karadeniz İsyandadır ve Küresel Eylem Grubu bir dizi etkinlikle nükleer santrallerin zararlarını hatırlatacak.</strong></p>
<p> </p>
<div class="text"> </div>
<div class="item">
<p><img src="http://www.bianet.org/resim/olcekle/35138/490/250" border="0" width="490" height="250" alt="250" /></p>
<p>26 Nisan 1986'da gerçekleşen Çernobil nükleer felaketinin 26. yıldönümü nedeniyle Greenpeace, Karadeniz İsyandadır ve Küresel Eylem Grubu bir dizi etkinlik düzenleyecek.</p>
<p>Greenpeace, Akkuyu ve Sinop'ta açılması planlanan nükleer santrallere karşı imza kampanyası başlatırken, Karadeniz İsyandadır grubu "Radyasyonlu çay içenleri, yararlıdır diyenleri unutmadık" diyerek bu gece 00.00'de Tünel'de toplanıp İstiklal Caddesi boyunca çay içecekler.</p>
<p>Küresel Eylem Grubu ise Anti-Kapitalist Öğrenciler, Buğday  Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Doğa Derneği, Greenpeace, ICAN, TEMA Vakfı ve Yeşiller'in de katılımıyla yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.</p>
<h2><strong>"'Nükleerin azı iyidir' diyenleri unutmadık"</strong></h2>
<p>Greenpeace'ten yapılan açılamada 1986'da yaşanan Çernobil felaketinin, Çernobil'in yanı sıra Avrupa ve Karadeniz'in büyük bölümünü etkilediği ve Çernobil ile civarında tüm yaşamın sona erdiği hatırlatıldı.</p>
<p>Greenpeace, nükleer karşıtlarını "Genel izleyici olma" çağrısıyla internet eylemine katılarak imza vermeye davet ediyor.</p>
<p>"Türkiye'de, özellikle Karadeniz bölgesinde yaşananlar. Kaybettiklerimiz, sevdiklerimiz. Radyasyonlu çay içen bakanlar. Radyasyonun azı iyidir, kemiklere iyi gelir diyen başbakanlar. Bunları unutmadık, unutturmak istemiyoruz."</p>
<p>"Çünkü yakın zamanda Fukuşima nükleer felaketinden sonra yaşananlar, politikacıların hiç değişmediğini gösteriyor. Bir takım çıkarlar için yalan söylemeye, insanların yaşamını hiçe saymaya devam ediyorlar."<br /> "Ülkemizde de durum ne yazık ki aynı. Yangından mal kaçırırcasına bir nükleer santral inşa etmeye çalışıyorlar."</p>
<p>"Biz buna izin vermeyeceğiz. Çünkü başka Çernobiller, Fukuşimalar olmasın istiyoruz. Akkuyu Çernobil olmasın, Sinop Çernobil olmasın istiyoruz. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmasın istiyoruz."<br /><strong></strong></p>
<h2><strong>"Nükleer santralleri tüpgaza benzetiyorlar"</strong></h2>
<p>Karadeniz İsyandadır grubu ise bu gece 00.00'de Tünel Meydanı'nda toplanarak Çernobil'de patlamanın meydana geldiği saatte İstiklal Caddesi boyunca çay içerek Çernobil felaketini hatırlatacak.</p>
<p>"Radyasyonlu çay içenleri, yararlıdır diyenleri unutmadık! Aynı zihniyet yaşıyor, halktan gerçekler saklanıyor."</p>
<p>"Nükleer santraller tüpgaza benzetilip bizlerle dalga geçiliyor! Akkuyu Rus kamu şirketiyle inşa edilmeye çalışılıyor. Sinop ve İğneada için imzalar atılıyor, Çin'de teklifler veriliyor, Çırağan'da Sinop satılıyor..."</p>
<h2><strong>"Hiçbir hükümet nükleer santral açamadı"</strong></h2>
<p>"Çernobil'i unutmadık, nükleer santrale izin vermeyeceğiz" diyen Küresel Eylem Grubu ise Türkiye'de çok sayıda hükümetin nükleer santral kurma girişiminde bulunduğunu ama halkın yüzde 84'ünün nükllerin tehlikelerinin farkında olması nedeniyle hiçbir hükümetin santral açamadığını belirtti.</p>
<p>Küresel Eylem Grubu, yarın saat 11.30'da İstiklal Caddesi'nde Yeşil Ev'de Anti-Kapitalist Öğrenciler, Buğday  Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, DSİP, Doğa Derneği, Greenpeace, ICAN, TEMA Vakfı, Yeşiller gibi kurumların da destek verdiği bir basın açıklaması düzenleyecek.</p>
<h2><strong>Çernobil'de ne olmuştu?</strong></h2>
<p>Yeşiller'in hazırladığı "Çernobil hakkında öteki rapor" ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından hazırlanan Çernobil raporunda yer alan bilgilere göre, 26 Nisan 1986 gecesi 01.24'te Ukrayna ve Belarus sınırında bulunan Çernobil nükleer enerji santralinin dördüncü reaktöründe meydana gelen patlama sonucunda açığa çıkan radyasyon Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.</p>
<p>Çernobil kazasının sağlık üstündeki ilk doğrudan etkisi, 237 temizlik işçisinin akut radyasyon sendromu yaşamasıydı; bunlardan 28'i 1986'da, 19'u da 1987-2004 arasında öldü.</p>
<p>2005'e kadar, Beyaz Rusya, Ukrayna ve Rusya'da, 18 yaşından küçük 4 bin kişide tiroit kanseri vakası görüldü. Radyasyona 45'ten küçük yaşlardayken maruz kalmış kadınlarda menopoz öncesi göğüs kanseri vakalarında artış olduğuna dair kanıtlar var. Beyaz Rusya'da iç organ tümörü vakalarında yüzde 40 oranında bir artış gözlemlendi.</p>
<p>Çernobil'in akıl sağlığı üstündeki etkileri, kazanın bugüne kadar neden olduğu en büyük halk sağlığı sorunu. Bu sorunların bazıları, endişe ve kaygı, hayat biçimindeki değişiklikler özellikle beslenme şeklinin değişmesi, alkol ve nikotin bağımlılığı, kendini kurban gibi hissetme ve toplumdan dışlanma hissi, yeniden başka bir yere yerleşmenin getirdiği stres. (EKN)</p>
</div><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Fukişima’da nihayet soğutma tamamlandı</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuki%C5%9Fimada-nihayet-so%C4%9Futma-tamamland%C4%B1.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuki%C5%9Fimada-nihayet-so%C4%9Futma-tamamland%C4%B1.html</guid>
<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 16:12:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Japonya’dan aylardır beklenen haber geldi. 11 Mart’taki depremde zarar gören Fukuşima nükleer santralinde soğutma çalışmasının başarıyla tamamlandığı açıklandı. Bu da reaktörlerin tamamının içerisinde sıcaklığın 100 santigrad derecenin altına düşürülebildiği anlamına geliyor. Ayrıca nükleer sızıntının da artık önemli boyutta olmadığı bildirildi. Fakat uzmanlara göre bölgenin tamamen normale dönmesi 40 yılı bulabilecek.</p>
<p>Japonya Başbakanı Yoşihiko Noda yaptığı açıklamada Fukuşima santralinin 3 reaktöründeki sızıntının Çernobil’den sonraki en büyük nükleer felaket olduğuna dikkat çekmişti. Noda reaktörlerdeki sızıntının depremden 9 ay sonra kontrol altına alınmasını da bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.</p>
<p>Deprem ve tsunami sonrası nükleer tehdit sebebiyle yaklaşık 100 bin kişi bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı.</p>
<p class="en-cpy">Copyright © 2011 <strong>euronews</strong></p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Alibeyoğlu, Metsamor’la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/alibeyo%C4%9Flu-metsamorla-ilgili-carp%C4%B1c%C4%B1-ac%C4%B1klamalarda-bulundu.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/alibeyo%C4%9Flu-metsamorla-ilgili-carp%C4%B1c%C4%B1-ac%C4%B1klamalarda-bulundu.html</guid>
<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 17:44:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Van depremiyle yeniden gündeme gelen, Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santrali ile ilgili Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu çarpıcı açıklamalarda bulundu</p>
<p> </p>
<p><strong>Tacettin DURMUŞ / KARS (SİYASAL BİRİKİM)</strong></p>
<p> </p>
<p>Van depremi ile birlikte Ermenistan’daki Metsamor nükleer santrali yeniden gündeme oturdu. Bunun üzerine konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, “Bilindiği gibi Metsamor ve Spitak nükleer santralleri, Gümrü’de meydana gelen Aralık 1989’daki depremden hemen sonra yerel karşı çıkışlar nedeniyle kapatılmıştı. Fakat enerji kaynaklarının yetersizliği ve ekonomik nedenlerle, bağımsız bir ülke olan Ermenistan Hükümeti, fikrini değiştirip Uluslararası kamuoyuna santralin iyileştirilmesi taahhüdünde bulunarak, 1992 yılında Metsamor nükleer santralinin ikinci ünitesini tekrar açma yetkisini verdi.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>1993 yılında Ermenistan’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (IAEA) üye olduğunu ve Viyana Anlaşması’nı kabul ettiğini de belirten Alibeyoğlu, “Bu anlaşmaya göre nükleer bir kazadan doğacak zararın sorumluluğu Ermenistan Enerji ve Petrol Bakanlığı içerisinde santralin çalışmasından sorumlu Armatomenergo bölümüne verildi. Ermenistan aynı zamanda 1988’deki nükleer kazadan sınır komşularına verilecek zararın karşılanması ve sivil yasa sorumluluğu üzerine birleşik protokol anlaşmasını da imzaladı. Ermenistan hükümetinin isteği üzerine Temmuz 1994’te (IAEA)’dan uzman bir ekip santrali ziyaret etti. Teknik, sismik, personel, santral güvenliği ve çevre ile ilgili konuları inceledikten sonra, ekip 400 MW’lik elektrik üreten Metsamor Santrali’nin 2. ünitesinin batı standartlarını sağlamadığını ve acil durumda reaktör çekirdeğini soğutacak sistemin yetersizliği, kontrol sisteminin ve enstrümanların güvenirsizliği, yangın koruma sisteminin yetersizliği ve santrali kapatan binanın eksikliği gibi bir çok konuda dizayn eksikliklerinin olduğunu rapor etti.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÇERNOBİL’DEN DAHA TEHLİKELİ VE FAY HATTI ÜZERİNDE</strong></p>
<p> </p>
<p>Metsamor’un Çernobil’den daha tehlikeli olduğunu ve fay hattı üzerinde bulunduğunu da ifade eden Alibeyoğlu, “Bu rapor Metsamor- Ermenistan, Kozlouy-Bulgaristan ve Kola-Rusya’da bulunan VVER-270 tipi santrallerin dünyadaki en kötü nükleer santraller arasında olduğunu belirten daha önceki raporlarada paraleldi. Metsamor nükleer santrali 1974 yılında alabildiğine geri bir teknoloji ile yapılmış olup, Çernobil’den daha tehlikeli bir santraldir. Ağrı Dağı ile Ermenistan’daki Alagöz Dağı arasında kalan Iğdır Ovası ve Erivan Ovasının bulunduğu Sürmeli çukurunda Erivan ve Iğdır’a ortalama kuş uçumu 20 km uzaklıkta, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde kurulmuş bir nükleer santraldir. Bu santrallerin hepsi 1991 yılında IAEA OSART (Operational Safety Assessment Review Team-çalışma güvenliğinin sağlanmasını gözleme takımı) tarafından ve 1993 yılında Amerikan Enerji Bakanlığı (DOE) tarafından yapılan ve dünyadaki en tehlikeli reaktör adı verilen çalışması sonunda bu reaktörler yasaklandı ve hemen kapatılmaları istendi. AB Bulgaristan’a birliğe geçişin ön şartı olarak Kozlouy’un kapatılmasını istemişti, öylede oldu. Metsamor yakın olmadığı için Avrupa aynı duyarlılığı göstermedi. Biz o dönem dünyada konunun uzmanı “birkaç bilim insanı”ndan biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Hayrettin Kılıç’ı Amerika’dan davet ettik. Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Kafkas Üniversitesi’nde sorunun “vahametine” ilişkin bir tebliğ sundu ve buna ilişkin kamuoyu oluşturduk. Ülkemizde de çeşitli kurum ve Üniversiteler de Metsamor’u ve tehlikesini anlatan konferans ve paneller düzenlendi. Tebliğden sonra hazırladığımız altı sayfalık İngilizce bir başvuru metniyle beraber, bizzat merkezi Viyana’da bulunan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına gittik. Sayın Al Baradey o gün için İran’a gitmişti. Birinci yardımcısıyla görüştük. Santralin tehlikesini ve vahametini kendisine ilettik. Ajans 12 kişilik bir heyeti Ermenistan’a gönderdi. Ermenistan 2016 yılında santralin kapatılmasını taahhüt etmişti.” şeklinde konuştu.</p>
<p> <strong></strong></p>
<p><strong>SANTRALİN KAPATILMASI İÇİN, KARS’TA 50 BİN İMZA TOPLADIK</strong></p>
<p> </p>
<p>Alibeyoğlu ayrıca, “Metsamor’un kapatılmasına ilişkin Kars’ta topladığımız 50 bin imzalı talebimizi Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Avrupa Birliği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ilettik.” dedi.</p>
<p> <strong></strong></p>
<p><strong>BM VE AB’DE SANTRALİN TEHLİKESİNİ VE KARABAĞ SORUNUNU DİLE GETİRDİK</strong></p>
<p> </p>
<p>Alibeyoğlu daha sonra şunları söyledi:</p>
<p>“Ve yine 2004 1 Mayıs’ında bir grup belediye başkanı arkadaşımızla, New York’ta benim, Hiroşima ve Nagazaki Belediye Başkanlarının öncülüğünde birçok ülke belediye başkanında katıldığı, Nükleer savaşları protesto eden, çağdışı santrallerin tehlikesine vurgu yapan, yaklaşık 50 bin kişilik bir yürüyüş düzenledik. New York’ta Birleşmiş Milletler binasında düzenlenen bir panelde Metsamor Nükleer santralinin tehlikesini ve Karabağ sorununu dile getirdim. Ayrıca Brüksel’de Avrupa Birliği binasında düzenlenen bir başka panelde de, aynı sorunlardan bahsettim. Tabi bu arada bizim Atom Enerjisi Enstitüsü de bölgede oluşan kamuoyu tepkisiyle bazı araştırmalar ve çeşitli yerlere gözlem istasyonları kurdu. Ancak görünen odur ki, gerek AB nezdinde, gerekse ülkemizde Kars, Ardahan, Iğdır, Erzurum, Ağrı ve Van gözden çıkarılmış, yıllardır konuya müdahil olunmamış, Metsamor’un tehlikesine ve kapatılmasına ilişkin gerekli girişimlerde bulunulmamıştır.</p>
<p> </p>
<p><strong>ACİL EYLEM PLANI HAZIRLANMALI</strong></p>
<p> </p>
<p>Ermenistan ve Türkiye Hükümetlerinden ikinci Metsamor ünitesi kapatılana kadar, her iki tarafın acil eylem planı hazırlayarak, beraberce boşaltılma planlarının yapılıp bir an önce yerel yetkililere dağıtılmasını ve büyük bir kaza durumunda sınırların, yerel halkın boşaltılması için açılması sağlanabilmelidir. Ek olarak, kolayca ulaşılabilir sağlık sığınaklarının ve radyasyona maruz kalma güzergâhında acil planlama bölgesi, acil durum çalışanları ve halk için koruyucu iyot kullanımı planlanmasının yapılması gibi koruyucu önlemler için ortaklaşa eyleme geçilmelidir.</p>
<p> </p>
<p>Deprem gibi doğal afetlerin, boşaltmayı zorlaştıracağı göz önüne alınarak ve iyota karşı koruyucu olarak yeteri miktarda KI stokları ve kullanımı kılavuzlarının yerel hastane, belediye, okul ve itfaiyelere dağıtılması gerekmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Çernobil ve Japonya’daki son felaket, trajik fakat önemli bir dönüm noktasıydı. Bizi daha önce görülmemiş miktarda enerji ve kaynakları etkilenen insanlara, bu tip acıların bir daha hiç yaşanmamasını sağlama konularına odaklanmamızı sağlamıştır ve nükleer kazanın Ukrayna, Belarus, Rusya ve Japonya’da hayat, sağlık ve çevre üzerinde yıkıcı bir etkisi olmuş, radyasyonun etkileri diğer dünya ülkelerinde korku ve kaygılara neden olmuştur.</p>
<p> </p>
<p>Son olarak ülkeleri ve politik farklılıkları gözetmeden, Metsamor nükleer santrali civarında yıllarca radyasyon korkusuyla yaşamakta olan halk adına, Metsamor Nükleer Santrali’nin ruhsatının uzatılmasındaki tehlikeli, pahalı ve sorumsuz sürece müdahale edilmesini ümit ve dua ediyorum.</p>
<p> </p>
<p>Bu Santralin kapatılmasıyla insani değerler çerçevesinde Ermenistan’a enerji satılması, Nükleer tehlikenin ortadan kalkması, doğal çevrenin korunması, beraberinde Karabağ ve benzeri sorunların çözülmesi, bölge barışı ve halklar arasında yakınlaşma sürecini de hızlandıracaktır."</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Ermenistan’ın nükleer santralı kapattırılacak</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/ermenistan%C4%B1n-nukleer-santral%C4%B1-kapatt%C4%B1r%C4%B1lacak.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/ermenistan%C4%B1n-nukleer-santral%C4%B1-kapatt%C4%B1r%C4%B1lacak.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 16:13:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <h2>Bakan Yıldız, “Ermenistan’ın yaşını doldurmuş Metsamor nükleer santralarının kapatılması için başvuruda bulunacağız. Bizde kurulacak nükleer santrallar ülkenin en güvenilir yapısı olacak” dedi</h2>
<p> </p>
<p class="imza">MİTHAT YURDAKUL Ankara</p>
<p><span class="tag">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı</span> <span class="tag">Taner Yıldız</span>, <span class="tag">Ermenistan</span>’ın Metsamor <span class="tag">nükleer</span> santralının kapatılması talebiyle <span class="tag">Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu</span>’na başvuruda bulunacağını bildirdi. Yıldız, “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu bu konularda yetkilidir. Onun nezdinde, süresini dolduran her santralın kapatılması için girişimde bulunacağız” dedi.<br /> Önceki gün <span class="tag">Hürriyet</span> Daily News’ın 50. kuruluş yıldönümü resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, <span class="tag">Van</span>’da yaşanan depremden sonra hemen Ermenistan’ın <span class="tag">Türkiye</span> sınırına yakın nükleer güç santralıyla ilgili yetkililerden bilgi istediğini belirtti. Yıldız, söz konusu bölgeden anlık veri alınmasını sağlayan bir sistemin bulunduğunu ancak değerlerde bir yükselmenin görülmediğini anlattı. Ermenistan’daki nükleer güç santralının yaşını doldurduğunu ifade eden Yıldız, yaşını doldurmuş santralların kapatılması için girişimde bulunacaklarını söyledi. Yıldız, şunları kaydetti:</p>
<p><br /><br /><strong>Yaşını doldurdu</strong><br /> “Yaşını doldurmuş her santrale, hele hele yanı başımızdakilere karşıyız. Dünyada 40 yaşını doldurmuş 26 adet nükleer güç santralı bulunuyor. Bunların kapatılması gerekiyor. Bu santralları kapatmayı nükleerden vazgeçmek olarak lanse ediyorlar, bu çok yanlış bir şey. Bir şeyin arkasına sığınarak, zaten süresi gelmiş santralı kapatarak nükleerden vazgeçtiğiniz mesajını veremezsiniz, kapatmak doğru bir şey, ‘vazgeçtik’ mesajını vermek yanlıştır. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu bu konularda yetkilidir. Onun nezdinde süresini dolduran her santralın kapatılması için girişimde bulunacağız.”<br /> Türkiye’de yapılacak nükleer santralların olası depremler karşısındaki durumunun sorulması üzerine Yıldız, şunları söyledi:<br /><br /><strong>Faya uzaklığı 110 km</strong><br /> “Nükleer güç santralları Türkiye’nin en güvenilir yapısı olacak. Çünkü, bu işin fonksiyonu, riski itibariyle her türlü önlemini alıyorsunuz. 11 başlıkta 88 argümanı tekrar tekrar elden geçireceğiz. O süreç başladı. Düşünün, arabayla bir uçağın güvenlik sistemlerini karşılaştırın, risk arttıkça güvenlik sistemleri de artar. O yüzden nükleer güç santralları tartışmasız en güvenli yapımız olacak. Depremden dolayı nükleer güç santralı riski yaşanmayacak. Gidip oraya 20 küsur milyar <span class="tag">dolar</span> para yatıracaksınız, o enerji noktası sistemin önemli bir parçası olacak, buna rağmen riski kabul edeceksiniz, deli olmak lazım. Biz de müsaade etmeyiz buna. O yüzden kaygı ve endişeye mahal yok. Nükleer güç santralı hiç tereddütsüz söyleyeyim bu ülkenin en sağlam yapısı olacak.”<br /> Yıldız, nükleer santralların yapılacağı bölgelerin en yakın fay hattına 110 km uzakta bulunduğunu kaydetti.</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Fukuşima'da tahminler verilerle yanlışlandı</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuku%C5%9Fimada-tahminler-verilerle-yanl%C4%B1%C5%9Fland%C4%B1.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuku%C5%9Fimada-tahminler-verilerle-yanl%C4%B1%C5%9Fland%C4%B1.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 16:11:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p><strong>Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere yayılan radyasyon miktarının Japon hükümetinin tahminlerinin iki katı olduğu ve Çernobil felaketi sırasında yayılan radyasyonun yüzde 42'sine ulaştığını Norveçli araştırmacılar ortaya çıkarttı.</strong></p>
<p>Bir ön rapor, Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere salınan radyasyonun tahminlerin iki katı olduğu ve bu toplamın Çernobil'den salınan radyasyon miktarının yüzde 40'ına ulaştığını ortaya koydu.</p>
<p>Veriler tüm dünya üzerinde kurulmuş olan alıcı şebekesinin ölçümleri ile oluşturuldu. Çalışmanın yazarı Norveç Hava Araştırmaları Enstitüsü'nden Andreas Stohl, Japon hükümetinin tahmininin sadece Japonya'dan elde edilen verilerle yapıldığını ve dolayısıyla denize karışan radyasyonu hesaba katmamış olabileceğini belirtti.</p>
<p>Atmosfere salınan radyasyonun önemli bir kısmını oluşturan sezyum-137 çevrede onyıllarca bozulmadan kaldığı ve kansere yol açan radyasyon olduğu için oldukça tehlikeli.</p>
<p>Geçtiğimiz yaz, Japon hükümeti 11 Mart'ta başlayan Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere 15 bin terabekerel sezyum salındığı hesabını yapmıştı. Ancak Stohl ve ekibinin yaptığı tahmin, 20 Nisan'dan itibaren 36 bin terabekerel sezyum salındığı yönünde. Bu da Çernobil'den salınan miktarın yüzde 42'sine denk geliyor.</p>
<p>Raporda bu salınımın beşte birinin Japonya'ya düştüğü beliritlirken, kalan miktarın çoğunun Pasifik Okyanusu'na düştüğü belirtiyor.</p>
<p>Japonya'da birçok küçük çocuk ebeveyni çocuklarında radyasyon lekeleri keşfediyorlar ancak hükümet yetkilileri bunların bir sağlık problemi teşkil etmediğini belirtiyor.</p>
<p>Böyle bir araştırmanın Pasifik'in diğer tarafındaki ABD'de yapılmaması, yapılmışsa da yayımlanmaması da dikkat çekti.</p>
<p><strong>Fukuşima'nin ıslahı en az 30 sene sürecek</strong><br /> Japonya eski başbakanı Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali etrafındaki bölgede onyıllarca yaşam olmayacağını ifade etmişti.</p>
<p>Japon Enerji Komisyonu da yeni bir raporda santralin ıslahı için 30 senelik bir yol haritası çıkarttı. Rapor 2041 itibariyle ıslahın tamamlanacağını öngörürken, kaydadeğer gecikmelerin de olabileceğini zira raktörlere ve yakıt çubuklarının hasarına dair tüm detayları içeren kapsamlı hasar raporlarına ulaşmadıklarını belirtiyor.</p>
<p>(soL - Dış Haberler)</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Türkiye'nin nükleer girişimini "gülünç" olarak niteledi</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/turkiyenin-nukleer-giri%C5%9Fimini-gulunc-olarak-niteledi.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/turkiyenin-nukleer-giri%C5%9Fimini-gulunc-olarak-niteledi.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 15:54:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Çernobil konusunda uzmanlığı ile tanınan Rus bilim adamı Dr. Alexey Yablokov, Türkiye'nin nükleer reaktör inşa edecek olmasının "gülünç" olduğunu belirtti.<br /><br />Japonya'nın 11 Mart depremi sonrasında nükleer tesislerinin çevreye vereceği zararı kontrol altında tutmaya çalıştığını söyleyen Yablokov, bu somut örneğin yanı sıra Türkiye'nin sismik hareketliliğin yoğun olduğu bölge olduğunu kaydetti.<br /><br />Dün Ulusal Basın Binası'nda "Nükleer Rönesans" konulu bir toplantı düzenleyen Yablokov, Çernobil felaketinin sonuçlarının devasa boyutlarda olduğunu ifade ederek, radyasyonun 7 nesli etkilediğini söyledi.<br /><br />Rusya, Ukrayna ve Belarusya'da basılan yaklaşık 5 bin bilimsel makaleden faydalanılan "Çernobil: İnsan ve Çevre Felaketinin Sonuçları" isimli kitabın yazarı Yablokov, Çernobil'deki radyoaktif etkinin yüzde 57'sinin eski SCCB sınırları dışına çıktığını dile getirdi.<br /><br />Çernobil ile Fukuşima reaktörlerini kıyaslayan Yablokov, "Japonya'daki durum çok farklı. Nüfusun yoğun olduğu bölgeye yakınlığı ciddi bir problem. Ayrıca 3 nolu reaktörde plutonyum ve uranyum yakıtları bulunuyor" dedi.<br /><br />Yablokov, "Plutonyumun çevreye yayılması halinde bu sonsuza dek çok ciddi sonuçlar doğurur. Etki gösterdiği topraklar ölür ve sonsuza dek hiçbir canlının yaşamasına müsait olamaz. Ayrıca plutonyum bir kez yayıldığında bir daha bunu temizlemek imkansızdır" şeklinde konuştu.<br /><br />Türkiye'de inşa edilecek nükleer tesislerin depremlere dayanıklı olacağının ifade edildiğini hatırlatan Yablokov, yeni tesislerin Çernobil ve Fukuşima'dan çok daha iyi olacağına inandığını ancak bunun, yine de deprem tehlikesini tümüyle ortadan kaldıramayacağını kaydetti.<br /><br />Yablokov, "Reaktörlerin sismik bir bölgede bulunması bence gülünç, tamamen gülünç. Ben buna şiddetle karşıyım" dedi.<br /><br />Rüzgar, güneş enerji ve jeotermal enerji örneklerini sıralayan Yablokov, "Her ülkenin nükleer elektrikten çok daha temiz üretim yapmak için birçok imkanı bulunmaktadır" diye konuştu.<br /><br />Yablokov, "Türkiye jeotermal enerji konusunda çok büyük imkanları var, nükleere gerek yok. Benim tavsiyem jeotermal enerji" dedi.<br /><br />İHA</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Japonya Başbakanı özür diledi</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/japonya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-ozur-diledi.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/japonya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-ozur-diledi.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 15:54:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Santraldeki durum hala vahim ve ciddi<br /><br />Japonya Başbakanı Naoto Kan, Fukuşima Daiçi nükleer santralinin iki hafta önceki deprem ve tsunamiden hasar görerek radyasyon yayması nedeniyle çiftçilerden ve işletme sahiplerinden özür diledi.<br /><br />Kan, dün gece televizyondan yayınlanan konuşmasında, nükleer santralde aşırı ısınan nükleer reaktörleri soğutmak için "hayatlarını tehlikeye atarak" çaba sarf eden işçilere, itfaiye görevlileri ve askeri personele teşekkür etti.<br /><br />Nükleer santralden yayılan radyasyon sebzeler ve suda tespit edilmişti.<br /><br />Japon Başbakanı, Fukuşima Daiçi nükleer santralindeki durumun hala "vahim ve ciddi" olduğunu da belirtti.<br /><br />"İyimser olabileceğimiz bir durumda değiliz" diyen Kan, her gelişmenin son derece dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı.<br /><br />Nükleer güvenlik ajansı yetkilileri bugün, santraldeki ünitelerden birindeki reaktör çekirdeğinin hasar görmüş olabileceğini söylemişti. Bu da daha fazla radyoaktif kirlilik olabileceği anlamına geliyor.<br /><br />161 BİN YABANCI JAPONYA'DAN AYRILDI<br /><br />Japonya'da deprem ve tsunami felaketinin meydana geldiği 11 Marttan bu yana 161 bin yabancının ülkeden ayrıldığı bildirildi. Ülkenin en büyük havaalanı Narita'daki Japon göç dairesi yetkilisi Taiçi İseki, 11 Mart ile 22 Mart arasında hava yoluyla ülkeden ayrılan yabancıların sayısının 161.300'ü bulduğunu söyledi. İseki, geçen yıl aynı tarihlerde ülkeden ayrılan yabancı sayısının 20 bin olduğuna dikkati çekerek, bu seneki rakamın bunun 8 katı olduğunu kaydetti.<br /><br />AA</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Nükleerin kalbinden ilk görüntüler</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/nukleerin-kalbinden-ilk-goruntuler.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/nukleerin-kalbinden-ilk-goruntuler.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 15:54:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Nükleer felaketi önlemek için kendilerini feda eden kahramanların ilk fotoğrafları yayınlandı</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="font-weight:bold;"><span style="font-size:large;"><a href="http://galeri.haberturk.com/galeri/index/406094">Galeriye gitmek için tıklayınız</a></span></p>
<p> </p>
<p>Japonya'yı vuran 9 şiddetindeki depremde zarar gören ve 2 haftadır tüm dünyaya kabus yaşatan Fukuşima nükleer santralinde kendi istekleriyle kalan ve onarma çalışmalarını sürdüren isimsiz kahramanların ilk fotoğrafları yayınlandı.</p>
<p>Daha çok alt ve orta düzey yöneticilerden oluşan 50 kişilik "kahraman" ekip, iki haftadır durmak bilmeksizin santraldeki reaktörlerin soğutma sistemlerini devreye sokmaya çalışıyor.</p>
<p>Ekip üyeleri bu görevin son görevleri olabileceğinin bilincinde olduklarını, radyasyonun onları öldürebileceğini söylüyorlar.</p>
<p>Santralde çabalayan ekibin aile üyeleri de onlara destek olabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.</p>
<p>Babası santraldeki ekibe katılan bir kız Tweeter üzerinden paylaştığı mesajında "Babam nükleer santrale gittikten sonra annem gözyaşlarına boğuldu. Santraldeki insanlar sizleri korumak için kendilerini feda ediyorlar. Babacığım lütfen sağ salim geri dön" diyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>3 İŞÇİ YARALANDI</strong><br /><br />Japonya nükleer güvenlik kurumu sözcüsü Fumio Matsuda, Fukuşima Daiçi'nin 3 numaralı reaktöründe çalışan 3 işçinin elektrik kabloları döşerken radyoaktif unsurlara maruz kaldığını ve yaralandığını söyledi. Matsuda, işçilerden 2'sinin tedavi için hastaneye gönderildiğini ifade etti.</p>
<p><strong>ÖLENLERİN SAYISI 9 BİN 700'Ü BULDU</strong></p>
<p>Japonya'da deprem ve tsunami felaketlerinin ardından ölenlerin sayısının 9 bin 700'ü bulduğu bildirildi. Polis, felaketlerden sonra bulunan cesetlerin 9 bin 700'e ulaştığını, 16 bin 501 kişinin de kayıp olduğunu belirtti. Deprem ve tsunaminin en fazla zarar verdiği yerlerden biri olan Miyagi bölgesinin polis sözcüsü, sadece kendi bölgelerinde ölü sayısının 15 bini aşacağını tahmin ettiklerini söylemişti.</p>
<p><span><span><strong>İSVEÇ'TE RADYASYON ORANINDA ARTIŞ</strong></span></span></p>
<p>Japonya'yı vuran deprem ve tsunami felaketinin ardından hasar gören Fukuşima Daiçi Nükleer Santralı’ndan havaya karışan radyoaktif madde içeren bulutlar İzlanda’nın ardından İsveç'e ulaştı.</p>
<p>İsveç Haber ajansı TT'nin bu sabah geçtiği habere göre, başkent Stockholm ile ülkenin kuzeyinde yer alan Kiruna ve Umeo kentlerinde radyasyon oranının yüksek çıktığı bildirildi. Söz konusu kentlerdeki radyasyon oranının, dün akşam önceki ölçümlerden daha yüksek çıktığı, ancak çevre ve insan sağlığına zarar verecek oranlarda olmadığı bildirildi.</p>
<p>Fransa Nükleer Güvenlik Ajansı, Fukuşima Daiçi nükleer santralinden havaya karışan radyoaktif maddenin dün akşam önce Fransa'ya ardından da İtalya'nın kuzeyine ulaşacağını açıklamıştı. Fransa Nükleer Güvenlik Ajansı’ndan yapılan açıklamada, herhangi bir önlem almaya gerek olmadığı da vurgulanmıştı.</p>
<p>Dünyanın batıdan doğuya doğru dönmesi nedeniyle radyasyon bazlı bulutlar önce Pasifik Okyanusu'nu geçerek Amerika kıtasına ulaşmış ardından Atlas Okyanusu'na kadar gelmişti.</p>
<p><a href="http://www.cernobilturkiye.com/uploads/images/u_2/613818_3cdf4bf8311ea46628eb9e07d2cbc2e2.jpg" title="613818_3cdf4bf8311ea46628eb9e07d2cbc2e2.jpg" class="image"><img src="http://www.cernobilturkiye.com/uploads/images/u_2/613818_3cdf4bf8311ea46628eb9e07d2cbc2e2.jpg" border="0" alt="613818_3cdf4bf8311ea46628eb9e07d2cbc2e2." /></a></p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Fukuşima'da zamana karşı yarış sürüyor</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuku%C5%9Fimada-zamana-kar%C5%9F%C4%B1-yar%C4%B1%C5%9F-suruyor.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/fuku%C5%9Fimada-zamana-kar%C5%9F%C4%B1-yar%C4%B1%C5%9F-suruyor.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 15:53:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Japonya’da 9.0 büyüklüğündeki deprem sonrası dev dalgaların büyük hasara yol açtığı Fukuşima Nükleer Tesisleri’nde, Çernobil benzeri bir felaket yaşanmaması için zamana karşı yarış sürüyor.<br /><br />Japon yetkililer, Daiçi Nükleer Santrali’ndeki altı reaktöre geçtiğimiz gün yeniden elektrik hattı çekmeyi başarmış, soğutma sistemlerini devreye sokmadan önce son teknik kontrollere başlamıştı. Dün 3 no’lu reaktörden dumanlar yükselmesi üzerine ara verilen bu çalışma, bu sabah itibariyle yeniden başladı.<br /><br />Ancak, Japon Devlet Televizyonu NHK bu kez 4 no’lu reaktörün üzerinde beyaz dumanlar görüldüğünü duyurdu.<br /><br />Diğer yandan, reaktörleri soğutmak için dışarıdan deniz suyu püskürtme işlemi de devam ediyor.<br /><br />Copyright © 2011 euronews</p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item><item>
<title>Radyasyonlu bulutlar geliyor</title>
<link>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/radyasyonlu-bulutlar-geliyor.html</link>
<guid>http://www.cernobilturkiye.com/cernobil_makaleleri/radyasyonlu-bulutlar-geliyor.html</guid>
<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 15:53:00 +0200</pubDate>
<description><![CDATA[ <p>Japonya'daki nükleer sızıntı sonrası dünyaya yayılan radroaktif bulutlar Avrupa'ya ulaşmak üzere<br /><br />Japonya'yı vuran deprem ve tsunami felaketinin ardından hasar gören Fukuşima Daiçi nükleer santralinden havaya karışan radyoaktif madde içeren bulutlar Avrupa kıtasında akşam saatlerinde ulaşacak.<br /><br />Fransa Nükleer Güvenlik Ajansı'ndan yapılan açıklamada, Japonya'daki deprem ve tsunami felaketi sonrasında hasar gören Fukuşima Daiçi nükleer santralinden havaya karışan radyoaktif maddenin bu akşam önce Fransa'ya ardından da İtalya'nın kuzeyine ulaşacağı bildirildi.<br /><br />Ulaşması beklenen bulutlardaki radyoaktif maddenin tespit edilmesinin güç olduğu ifade edilen açıklamada, herhangi bir önlem almaya gerek olmadığı kaydedildi.<br /><br />Dünyanın batıdan doğuya doğru dönmesi nedeniyle radyasyon bazlı bulutlar önce Pasifik Okyanusu'nu geçerek Amerika kıtasına ulaşmış ardından Atlas Okyanusu'na kadar gelmişti.<br /><br />3 NUMARALI REAKTÖRÜNDEN DUMAN YÜKSELİYOR<br /><br />Japonya'da Fukuşima-Daiçi nükleer santralinin 3 numaralı reaktörünü barındıran binadan siyah duman yükseldiği, çalışanların tahliye edildiği bildirildi.<br /><br />Tokyo Elektrik İşletmesi'nin sözcüsü, dumanın türbinin bulunduğu binadan mı yoksa reaktörün olduğu bölgeden mi geldiğini bilmediklerini belirtti.<br /><br />Sözcü, 3 numaralı reaktörün kontrol odasındaki görevlilerin tahliye edildiğini kaydetti.<br /><br />DALGALAR BAZI BÖLGELERDE 30 METREYE ULAŞMIŞ<br /><br />Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) ekipleri, Japonya'da deprem ve tsunaminin en şiddetli hissedildiği bölgelerde yaptıkları arama-kurtarma faaliyetleri ile radyasyon durumunu değerlendirdi.<br /><br />AFAD Uzman Yardımcısı Hasan Ersolak, telefonla deprem ve tsunaminin en şiddetli etkisini gösterdiği bölgelerde yaptıkları çalışmalarda 3 cesede ulaştıklarını bildirdi.<br /><br />Miyagi vilayetine bağlı İşinomoki ilçesine bağlı Ogatsu bucağında arama yaptıklarını kaydeden Ersolak, bölgede felaketin boyutlarının çok şiddetli olduğunu, insanları "çaresiz ve perişan" gördüklerini anlattı.<br /><br />Ersolak, bölgede onlardan önce Japonya Öz Savunma Kuvvetlerinin arama kurtarma çalışması yaptığını, ancak kendilerinin de aynı bölgede 2 cesede ulaştıklarını kaydetti.<br /><br />Bölgedeki Ogatsu koyundan, Japon yetkililerinin ifadelerine göre 30 metrelik tsunami dalgaları geldiğini belirten Ersolak, dalgaların iç kesimlere doğru 15 metreye düştüğünü gözlemlediklerini söyledi.<br /><br />"BÖLGEDEKİ RADYASYON SEVİYESİ ŞU ANDA TEHLİKELİ DEĞİL"<br /><br />AFAD'la birlikte bölgeye intikal eden Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinden Dr. Emin Güngör de Türkiye'den Japonya'ya ulaşmalarına müteakip radyasyon ölçümlerine başladıklarını bildirdi.<br /><br />Güngör, Tokyo'da Narita Havaalanında ölçümler yaptıklarını ve radyasyon seviyelerinin Tokyo'da doğal seviyede ölçüldüğünü anlattı.<br /><br />Tokyo'dan Miyagi vilayetine hareketleri sırasında da sürekli ölçüm yaptıklarını kaydeden Güngör, Fukişima Nükleer Santraline 80 kilometrelik uzaklıktan geçtiklerini ve ölçümlerde doğal seviyenin 25-30 katı bir radyasyon gözlemlendiğini, ancak bunun insan sağlığına zarar vermediğini ifade etti.<br /><br />Güngör, 33 kişiden oluşan ekibin deprem ve tsunaminin en şiddetli hissedildiği bölgelerden olan Sendai'ye vardığında ekibin aldığı dozun 15 mikrosivert düzeyinde olduğunu, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna bağlı Uluslararası Radyasyon Komitesinin, insan sağlığı için tavsiye ettiği doz limitinin 1000 mikrosivert düzeyinde olduğunu vurguladı.<br /><br />Bölgeye ilk ulaştıklarında 15 mikrosivert olan bu seviyenin ikinci gün 8 mikrosiverte, üçüncü gün ise 6 mikrosiverte düştüğünü belirten Güngör, bu durumun yapılan çalışmalara göre radyasyonun düştüğüne işaret ettiğini kaydetti.<br /><br />Güngör, daha büyük bir tehlikenin ortaya çıkması olasılığına istinaden bölgede bulunduğunu belirterek, bu seviyenin ani bir şekilde 1000 mikrosiverte yükselmesi durumunda kendilerinin de tahliyeye hazır olduklarını, ancak şu anda her şeyin normal olduğunu ifade etti.<br /><br />Herhangi bir olumsuz gelişme olursa ani doz yükselmelerine karşı gerekli önlemleri almaya çalıştıklarını ifade eden Güngör, yanlarında nükleer tehlikeye karşı gerekli ilaç ve kıyafetlerin de bulunduğunu söyledi.<br /><br />Güngör, ekipte bulunan kişilerde de dozimetre bulunduğunu ve bölgedeki radyasyonu sürekli ölçtüklerini belirterek, ekibe İstanbul'da radyasyonla ilgili kısa bir eğitim verildiğini sözlerine ekledi.<br /><br />RADYASYON SEVİYESİ ARTIYOR<br /><br />Tokyo'daki hükümet yetkilileri, şebeke suyundan alınan numunelerdeki iyot miktarının 210 bekerel olarak ölçüldüğünü, bebekler için kabul edilebilir yasal sınırınsa 100 bekerel olduğunu belirtti.<br /><br />Yetkililer, bebeklere şebeke suyunun verilmemesini veya biberonlarını hazırlamak için bu suyun kullanılmamasını tavsiye etti.<br /><br /></p><br />
--<br />
 ]]></description>
</item>
</channel>
</rss>

