Haberde, teklif veren JSC Atomstroyexport, JSC İnter Rao Ues (Rusya), Park teknik Elektrik Madencilik ortaklığının, santral yapımının kendilerine verilmesi karşılığında, yarışmayı düzenleyen Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'ne (TETAŞ) Hazine'ye aktarılmak üzere 15 yıl boyunca kardan yüzde 10 pay teklif ettiği de ortaya çıktığı da belirtildi.

Sözkonusu iddialar doğruysa bu gerçek bir skandaldır! Hükümetin teklif sahibi şirketlerle, Türkiye’nin ortalama elektrik üretim maliyetinin 5 katı üzerinden uzun süreli ve sabit alım garantili bir anlaşma yapmaya çalışmasının hiçbir mantığa sığmadığını hep söyledik. İhalenin kapalı kapılar ardında yapılan sözlü pazarlıklarla devam ettirilmeye çalışılmasının yasadışı olduğunu vurguladık ve 18 Mart 2009 tarihinde; Başbakan, Enerji Bakanı ve TETAŞ Genel Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunduk.

Hükümet eğer bu kirli iddialardan ismini temizlemek istiyorsa derhal nükleer santral ihalesini iptal ettiğini açıklamalı ve soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi açısından Enerji Bakanı Hilmi Güler istifa etmelidir.

Türkiye geçmişte de Yap-İşlet-Devret dahilinde yaptığı doğalgaz ile çalışan termik santral anlaşmalarında da çok yüksek fiyatlar üzerinden yapılan uzun süreli ve sabit alım garantili anlaşmalar sebebiyle büyük zararlar görmüş, o dönemin siyasetçileri hakkında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortaya atılmıştı.

Bugün, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji verimliliği çözümlerinin maliyetleri nükleer enerjiden çok daha düşük. Dahası bu yatırımlarla çok daha hızlı ve ucuz bir şekilde enerji üretebilecek, aynı zamanda da daha nitelikli ve fazla istihdam imkanları sağlanabilecek. Türkiye için ise henüz geç değil. Çözüm Enerji [D]evrimi’nde!

Greenpeace