- Anasayfa
- Çernobil Makaleleri
- Nükleer ile yaşamaya hazır mısın?
Nükleer ile yaşamaya hazır mısın?
- By Çernobil Türkiye
- Yayınlanmış 14/10/2009
- Çernobil Makaleleri
- Oylanmamış
![]() |
Greenpeace'den yapılan açıklamada şunlar yazılı:
Greenpeace hükümetin nükleer santral planlarına karşı bir kampanya başlatıyor. Kirli, tehlikeli ve pahalı olduğu kanıtlanmış nükleer enerjinin Türkiye’de kullanılmasını istemeyen, hükümetin nükleer enerji planlarından bir an önce vazgeçmesini talep eden 1 milyon kişi www.ilovvenuclear.org da bir araya geliyor. Kampanyanın amblemi mutasyona uğramış bir kalp, sloganı ise “Nükleer ile yaşamaya hazır mısınız?”.
İnternet üzerinden yürütülecek kampanyanın öncelikli hedefi, şu anda hükümetin üzerinde karar vermeye çalıştığı nükleer santral ihalesini iptal ettirmek. Sonrasında ise nükleer enerji planlarını bir daha geri gelmeyecek şekilde tarihin tozlu sayfalarına göndermek.
Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu Korol Diker, bugüne dek yaşanan birçok örnekte defalarca ne kadar tehlikeli, pahalı ve kirli olduğu kanıtlanan nükleer enerjinin geçmişe ait bir teknoloji olduğunu söylüyor: “Nükleer enerji, nükleer lobinin yalanları ve ileri görüşlü olmayan politikacılar yüzünden her defasında bize asrın buluşu olarak sunuluyor. Genç ve büyük bir potansiyele sahip olan Türkiye’nin, kendisi gibi yenilikçi ve çağdaş liderlere ihtiyacı var. Gerçek ve çağdaş enerji çözümleri ise temiz yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliği çözümleridir”.
Nükleer yalanlarla kaybedecek vakit kalmadı!
Bugün herhangi bir reaktörde büyük miktarda radyasyonun doğaya salınabileceği bir kaza gerçekleşebilir. Normal işletim halinde dahi radyoaktif maddeler havaya ve suya salınmakta. Daha Çernobil’in hatırası hafızlarda iken hala pazarlanmak istenen bu “güvenilir reaktörler” masalına artık inanmak mümkün değil!
Öte yandan nükleer, ulusal enerji bağımsızlığını sağlamadığı gibi, ithal doğalgaz ve petrol gibi fosil yakıtlara olan bağımlılığı arttırıyor.Bu nedenle de iklim değişikliği felaketi çözümünün de önündeki en büyük engellerden birisini oluşturuyor.
Diker’e göre, nükleer endüstrisi, artan iklim değişikliğine ve fosil yakıt fiyatlarına yönelik kaygıları kullanarak, nükleer enerjiyi iklim ve enerji güvenliği çözümü olarak sunmaya çalışıyor: “Ancak eldeki rakamlar bu durumun aksini kanıtlıyor; planlanan nükleer santraller inşa edilirse Türkiye 2020 yılında, harcanan onca paraya rağmen daha fazla fosil yakıt alımı ve dolayısıyla CO2 salımı yapıyor olacak”.
Nükleersiz
bir dünya
mümkün!
O dünyayı yaratmak ve yaşatmak için “www.ilovvenuclear.org”u ziyaret edin!
ENERJİ NOTLARI
2008 yılında, krize rağmen büyümeye devam eden tek enerji endüstrisi olan yenilenebilir enerjiler, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde, merkezi enerjilerden (doğalgaz, petrol ve nükleer) daha fazla kurulu güç gerçekleştirdi.
Dünyanın toplam enerji kapasitesinin %6.2’sini, üretimin ise %18’ini oluşturuyor.
2008 yılında yeni yenilenebilir enerji kurulumu toplam kurulumun dörtte birini oluşturdu. Nükleer endüstrisi ise bir türlü tamamlayamadığı projeleriyle iki yıldır tek bir reaktörü bile hayata geçiremedi.




