Günümüze dek 200 bin sayfalık arşivlerin elektronik ortama taşındığını belirten TAEK, radyasyonun yoğun olduğu bölgelerde yapılan ölçümlerde hiçbir vatandaşın vücudunda radyoaktif kalıntıya rastlanmadığının altını çiziyor.
 
Oysa iddialar öyle değil. Özellikle Doğu Karadeniz'den yansıyan rakamlar da bölgedeki kanser vakalarındaki artışın boyutlarını gözler önüne seriyor.
 
Bunun yanı sıra devletin Karadeniz Bölgesi’nde gömdüğü 58 bin ton radyasyonlu çayın daha sonra iç pazara sürüldüğü ve diğer çaylarla harmanlanarak azar azar tüketildiği, radyasyonlu fındıkların askeriyede ve ilkokullarda dağıtıldığı iddiaları bölge halkının kaygılarına zemin oluşturuyor.