Ukrayna’da, 18,000km²’lik tarım arazisi
radyasyon zehirlenmesinden kullanılamaz hale geldi, ancak en büyük
darbeyi ormanlar aldı. Ağaçların % 40’ı, toplamda 35,000 km². Bölgedeki
yerleşimcilerin pek çoğu kendi bahçelerindeki meyve ve sebzeleri yemeye
devam ediyorlar. Aynı zamanda balık avlamayı, mantar ve yabani
böğürtlen, çilek vb. toplamayı da sürdürüyorlar. Bu yapmaya alışkın
oldukları bir şey, vücutlarına radyoaktif elementlerin giriş seviyesi
kabul edilebilir değerden 2 ilâ beş kat fazla olsa bile.
Ukrayna hükümetine göre, 3,5 milyon insan için durum böyle. Rusya’da
2,7 milyon insanın yaşadığı 19 bölge etkilendi, ve Beyaz Rusya’da ülke
yüzölçümünün bir çeyreği Çernobil’den gelen nükleer serpintinin üçte
ikilik kısmına maruz kaldı. O dönemde bölgede 2,2 milyon insan
yaşıyordu, ancak bu rakam günümüzde 1,5 milyona indi. Özellikle ikinci
büyük şehir olan Gomel civarındaki alan etkilenmişti.
Sırasıyla
71 ve 77 yaşlarındaki Grigory ve Maria Smeyan, kazadan sonra
kendilerini yurtlarından koparılmış halde buldular. Çernobil’den 27
kilometre uzakta, Beyaz Rusya tarafında yaşıyorlardı. Bay Smeyan,
köylerinin Haziran 1986’da boşaltıldığını söylüyor: "Her iki ya da üç
aile için bir kamyon vardı. Bir yatak, bir çuval patates ve üç günlük
yiyecek almamıza izin vardı. Bize konserve et, portakal ve kişi başına
1500 Ruble verdiler." Bayan Smeyan: "Bu parayı yeni mobilyalar almak
için kullandık, ama hayvanlarımızı arkada bırakmak zorunda kaldık: iki
inek, bir dana ve her biri 280 kiloluk iki domuz." Bölge kapatıldı ve
geri dönmelerine izin verilmedi: "Teyzem öldü ve onu yaşadığı
topraklara gömmek istedik". Kontrol noktasında durduruldular ve geri
gönderildiler. "Onu başka bir köye gömmek zorunda kaldık". Maria Smeyan
artık geri dönmek konusunu dert etmiyor, ama Grigory hâlâ dertli. "Eğer
mümkün olsaydı oraya bugün giderdim. Orada bülbüller şarkı söylüyordu,
oysa burada sadece kargalar var."
Sıkça
bahsedilen bir hikayeye göre radyoaktif kirlenmenin Moskova’ya
ulaşmasını engellemek için, bulutlara Beyaz Rusya’nın güney doğusunda
yağışlarını bırakmaları için müdahale edilmiş. Her durumda, Vetka hâlâ
zehirli. Bir ekonomist ve yerel konseyin vekil başkanı olan Vasily
Bahajev şöyle diyor: "Soru şuydu: şehir kurtulabilecek miydi? Sonuçta
tahliye olmadı. Tüm o insanlar nereye gidebilirlerdi ki? Çernobil’den
önce burada 37,000 kişi yaşıyordu, şimdi bu rakam hâlâ 20,000
dolaylarında.
Tahliye
etmek yerine, sosyal hizmetleri ve sağlık bakımını artırmaya
çalıştılar. "Bölgeye doğalgaz ve su tesisatları döşendi. Çocuklara
fazladan yiyecek ve hamile kadınlara vitamin desteği verildi." Yeni
yapılan klinik ve okul, okuldan mezun olur olmaz buraya gönderilen yeni
eğitilen personel tarafından işletiliyor. Öğrenci kredileri
karşılığında birkaç yıl güneydoğuda çalışmaları zorunlu.
Vetka’da
başkan Lukashenko yeni bir Çernobil anıtının açılışını yaptı:
Bahajev,"Böylece insanlar felaketi anmak istediklerinde zehirli
köylerine gitmek zorunda kalmayacaklar" diye belirtiyor. Köylerin bazı
bölümleri, tarım alanları ve ormanlar kapalı bölge olmaya devam ediyor,
ancak çok az denetim var. Yerleşim alanlarının yakınlarında,
zehirlenmiş bölgeler belediye sınırları içinde başlıyor ve
kilometrelerce devam ediyor. Çoğunlukla terkedilmiş durumdalar, ancak
inekler aşırı büyümüş çayırlarda otluyor." Bahajev: "Çiftçi terk etmeyi
reddetti, ama söylendiğine göre eğer inekler kesilmeden iki hafta önce
temiz otlaklara aktarılırsa, et temiz ve yenebilir olurmuş."