- Anasayfa
- Çernobil Makaleleri
- Kimler zarar gördü?
Kimler zarar gördü?
- By Uğur Baltacı
- Yayınlanmış 10/04/2008
- Çernobil Makaleleri
- Oylanmamış
Rusya
Federasyonu ve Beyaz Rusya’nın UNICEF temsilcisi Carel de Rooy, Dünya
Sağlık Örgütü’nün daha pek çok yeni vaka beklediğini söylüyor. UNICEF
ve diğer BM birimleri yıllardır tiroit bezlerinin iyotlu tuza doyması
yoluyla radyoaktif iyoda karşı daha az hassas olmasını sağlayacak
uluslararası tuz iyotlaması politikası için kampanyalar yapmaktadır.
Şimdiye kadar Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya yönetmeliklerini
değiştirmeye razı olmadılar.
Doktor Komisarenko: "Çernobil felaketinden sonra iyot çok geç dağıtıldı, ama radyasyon vücudun bütün kısımlarını etkileyebilir. Pek tabii mideyi, solunum bölgesini ve jinekolojik organları da etkileyebilir." Ayrıca doktor ciddi böbrek hastalıklarında bir artış fark etmiş.
Pediatrist Valentina Smolnikova Beyaz Rusya’nın güneyinde Buda Kashelova’nın sonuçlarını görmüş. O bölgede 1979’dan beri çalışıyor ve nükleer faciadan sonra çarpıcı değişiklikler gözlemiş: "Bu olaydan önce, çocuklarda nadiren onkoloji sorunları yaşıyorduk. Şimdi ise çok sayıda beyin tümörü, göz, böbrek diğer organlarda kanser vakaları var." Felaketten sonraki ilk artışı kemik ve deri kanserinde fark etmiş: "Ayrıca stres, depresyon ve anormal davranışlarla sinir sistemi bozuklukları vardı." Bir kaç yıl sonra örnekler değişmiş ve Smolnikova artık tiroit kanserli ve lösemili hastalarla karşılaşmaya başlamış.
"Şimdi doğuştan kalp ve böbrek hastalıkları olan pek çok çocuk var." Smolnikova’ya göre, kendi alanında doğan çocukların sadece yüzde onu gerçekten sağlıklı doğuyor: "Çoğu çocukta kronik hastalıklar var ya da bağışıklıkları çok zayıf. Çok küçük çocuklar buraya 30 ilâ 50 defa geldiler. Hayatlarının her ayında burada bulundular. "Nastya Eremenko’ya (9) daha üç yaşındayken rahim kanseri tanısı konuldu. Daha sonra kanser ciğerlerine de yayıldı. Nastya pek çok kemoterapi seansı geçirdi.
Doktor Komisarenko: "Çernobil felaketinden sonra iyot çok geç dağıtıldı, ama radyasyon vücudun bütün kısımlarını etkileyebilir. Pek tabii mideyi, solunum bölgesini ve jinekolojik organları da etkileyebilir." Ayrıca doktor ciddi böbrek hastalıklarında bir artış fark etmiş.
Pediatrist Valentina Smolnikova Beyaz Rusya’nın güneyinde Buda Kashelova’nın sonuçlarını görmüş. O bölgede 1979’dan beri çalışıyor ve nükleer faciadan sonra çarpıcı değişiklikler gözlemiş: "Bu olaydan önce, çocuklarda nadiren onkoloji sorunları yaşıyorduk. Şimdi ise çok sayıda beyin tümörü, göz, böbrek diğer organlarda kanser vakaları var." Felaketten sonraki ilk artışı kemik ve deri kanserinde fark etmiş: "Ayrıca stres, depresyon ve anormal davranışlarla sinir sistemi bozuklukları vardı." Bir kaç yıl sonra örnekler değişmiş ve Smolnikova artık tiroit kanserli ve lösemili hastalarla karşılaşmaya başlamış.
"Şimdi doğuştan kalp ve böbrek hastalıkları olan pek çok çocuk var." Smolnikova’ya göre, kendi alanında doğan çocukların sadece yüzde onu gerçekten sağlıklı doğuyor: "Çoğu çocukta kronik hastalıklar var ya da bağışıklıkları çok zayıf. Çok küçük çocuklar buraya 30 ilâ 50 defa geldiler. Hayatlarının her ayında burada bulundular. "Nastya Eremenko’ya (9) daha üç yaşındayken rahim kanseri tanısı konuldu. Daha sonra kanser ciğerlerine de yayıldı. Nastya pek çok kemoterapi seansı geçirdi.



