- Anasayfa
- Çernobil Makaleleri
- Volkan Konak'ın Gözüyle Çernobil
Volkan Konak'ın Gözüyle Çernobil
- By Uğur Baltacı
- Yayınlanmış 14/04/2008
- Çernobil Makaleleri
- Oylanmamış
1986 ÇERNOBİL KAZASI RAPORU
1- 26 Nisan 1986’ daki Çernobil’ deki patlamada açığa çıkan radyasyon miktarı Hiroşima ve Nagazaki’ ye atılan atom bombasının, kimilerine göre 200 katı, kimilerine göre ise 1000 katı büyüklüğündedir.
27 – 30 Nisan günleri İskandinavya, Finlandiya, Belçika, 28 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arası Doğu ve Orta Avrupa, Güney Almanya, İtalya, Yugoslavya, Ukrayna ve Doğu Bloku, 1 – 4 Mayıs tarihleri arası ise Balkanlar, Romanya, Bulgaristan, Türkiye (Kapıkule – Edirne),
7 - 9 Mayıs’ da ise, Doğu Karadeniz, çok yağış aldığı için Türkiye’ de en çok etkilenen bölge oldu. (Bu etkilenme tamamen gözden kaçırılmıştır.)
2- 29 Mayıs 1986 günü “Türkiye Radyasyon Güvenliği Komitesi” kuruldu. Kurulan komitede, Genelkurmay Başkanlığı’ nın uyarısıyla Doğu Karadeniz fark edildi. Yani, 7 – 9 Mayıs’ da yağan yağmurlar ve radyasyon fark edilmiyor yada atlanıyor. Zira TAEK başkanı Prof. ÖZEMRE 4 Mayıs 1986 tarihinde Türkiye’ nin kuzeyinin radyasyon bulutu etkisine girdiğini kamuya duyurmuştur. Ve hatta Edirne bölgesinde çeşitli tedbirler alınmıştı. 6 Mayıs’ ta ise Edirne’ den Sinop’ a, havada radyasyon kalmadığını, 8 Mayıs 1986’ da ise radyasyon önlemlerinin kaldırıldığını ve tehlike kalmadığını meclis araştırma raporlarında okuyoruz. (Edirne bölgesi ve Batı Karadeniz’ in dışında diğer bölgelerin adı hiçbir yerde geçmiyor.)
C. ARAL meclis komisyonuna yaptığı yazılı beyanda, fındık radyasyon ölçümlerinin sonuçlarını 15 Eylül 1986 tarihinde, çay ürününde ise, yüksek radyasyon seviyesini Eylül ayı sonunda Prof. ÖZEMRE tarafından, gece evinden telefonla aranması üzerine öğrendiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, 4 Eylül Avrupa’ nın fındık alımını durdurması ve 29 Kasım Hollanda Sağlık Bakanı’ nın çayda 35.000 bekerel/kg radyasyon olduğu uyarısından sonra, çayla ilgili harmanlama ve depolama şeklinde tedbirler alınmıştır. Yani yöre insanı 4 ay kaderi ile başbaşa bırakılmıştır.
Ayrıca 28.08.86 yazısıyla radyasyon güvenliği komitesi, üniversitelere YÖK aracılığı ile hiçbir çalışma ve araştırma yapmaması, yapmış ise yayınlanmaması ile ilgili yasaklama getirmiştir.
8 Ocak 1993’ de ise bilimsel kurul ilk toplantısını yapıyor.
Bilimsel Kurul’ un sonuç bildirgesinde kanser ve doğumsal anormallikler ile radyasyon ilişkisini ortaya koyabilmek mümkün olmamıştır. Daha önce olmayan, sağlıklı çalışan bir kanser kayıt sisteminin oluşturulmasının gerektiği ortaya çıkmıştır.
( Bilimsel Kurul Bakanı, müsteşar ve yardımcıları, TAEK Başkanı, Tübitak, 9 üniversite ve çeşitli hastahanelerin temsilcilerinden oluşmaktadır.) Fakat bu kurul üyesi olan Prof. Dr. İnci GÖKMEN, 1994 çalışmalarında resmi kurumların tam aksi tezlerle kamuoyuna çalışmalarını ve tezlerini sunduğunu belirtmiştir..
2.2- TAEK RAPORU
Türkiye genelinde
değerlendirme yapılırsa radyoaktif bulutun geçişi sırasında yoğun yağış olması
nedeniyle Trakya’ da, Edirne’ de eski kadın, İsmailce, Kapıkule, Büyükdoğanca
bölgeleri ile Doğu Karadeniz’ de Hopa - Pazar arasında kıyı bölgeleri en fazla
etkilenen yerler olmuştur. Kişisel etki doz değerleri, Doğu Karadeniz bölgesinde
Fındıklı, Hopa, Arhavi, Pazar, Rize ve Of civarında diğer bölgelere göre daha
yüksektir. Edirne bölgesinde, kazayı takiben alınan önlemler ile bölge halkının
aldığı dozun, Türkiye’ nin diğer bölgelerinin aldığı doz düzeyine düşürülmesi
sağlanmıştır.
Fakat, TAEK raporunda Doğu Karadeniz ile ilgili alınan hiçbir önlem yoktur. Çünkü, Doğu Karadeniz’ deki etkilenme daha önce belirttiğimiz gibi Mayıs ayı sonunda fark edildi. Bunu, buradan da anlayabiliyoruz.



