- Anasayfa
- Çernobil Makaleleri
- Volkan Konak'ın Gözüyle Çernobil
Volkan Konak'ın Gözüyle Çernobil
- By Uğur Baltacı
- Yayınlanmış 14/04/2008
- Çernobil Makaleleri
- Oylanmamış
SONUÇ
1- Beyaz Rusya’ da ve Ukrayna’ da kanser patlaması yaşanırken özellikle çocuklarda tiroit kanseri, 1991’ de Beyaz Rusya’ da 60 kat, Ukrayna’ da ise 30 kat artmışken. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü, cilt, meme gibi kanserlerin 20 yıl içinde, mide, bağırsak gibi kanserlerin 30 yıl içinde çıkacağını belirttiği bu olayda. Hiçbir sağlık arşivlemesi olmayan sağlık bakanlığı kanser savaş devresi 1993’ de bilgisayar kullanmaya geçmiş ve 1992’ de veriler ilk olarak bilgisayarda değerlendirilmiştir. Daha önceki döneme ait kullanabileceğimiz sağlıklı istatistik bilgileri ve 1985 öncesi döneme ait hiçbir rakam yok iken, hangi istatistiklerden, arşivden ve çalışmadan bahsedebilir.
2- TAEK’ in ölçüm raporları, Doğu Karadeniz’ in etkilendiğinden haberlerinin olmadığının göstergesidir. Zira, bilgiler Doğu Karadeniz’ deki ölçümlere 13 Mayıs’ ta başlanıldığını gösteriyor. (Bu ölçümlerin olduğu da şüphelidir.)
3- Personel eksiği olduğunu kabul eden, bölge de erken uyarı sistemi bulunmayan ve laboratuarları eksik ve seyyar ölçüm araçları ve dedektörleri olmayan, TAEK neyin ölçümünü ve nasıl yapmıştır.
4- TAEK’ in hiçbir raporunda Tuna nehri ve Dinyeper nehrinin taşıdığı radyoaktiviteden bahsedilmemektedir. Oysa, o nehirler radyasyona en çok maruz kalan bölgelerden Karadeniz’ e gelmekte idi.
5- 28.08.1986 tarihli olarak üniversitelere araştırma yasağı neden konulmuştur.
6- Meclis araştırma komisyonunun raporuna göre 29 Mayıs 1986’ da TAEK Karadeniz’ deki radyasyon yüksek değerlerini Genel Kurmay’ dan öğrenmiş bulunmaktadır. Bu kadar geç kalmış bir kurum iyot 131’ in ölçümünü nasıl yapmıştır ?
7- TAEK’ e göre radyasyona maruz kalan ülkeler içinde Türkiye’ nin 15. sırada olduğu bildiriliyor. Peki, etkilenen ülkelerde nüfus yoğunluğuna göre kişi başına alınan doz miktarı ile, dolayısıyla, Türkiye’nin ilk sıralarda olmasına nasıl bir cevap verecekler.
8- Madem çaydaki radyasyon zararsızdı, neden harmanlandı ve geri kalanı depolandı. Yakılmasına bile izin verilmedi.
9- Araştırma yaptırılmayan üniversitelere, sanki kendi bulguları gibi 59.4 miliremlik kişi başına doz alınmıştır, yazısı yazılarak cevap istenmiştir. Üniversitelerde, bu yazı doğrultusunda 59.4 miliremlik kişi başına doz olmanın ne ifade ettiği doğrultusunda cevap yazdı. Ve bu, sanki üniversitelerin yaptığı ve onların bulduğu bir sonuçmuş gibi TAEK raporuna konuldu.
10- Avrupa ülkesinin ticari bir oyunu diye adlandırılan radyasyon rakamları eğer yanlışsa neden çaylar depolandı? Batılı ülkeler sadece o yıl alım yapmadı. Böyle bir düşünce olsaydı daha sonraki yıllarda alım yapmazlardı. Ve meclis araştırmasındaki bakan itirafları o zaman doğru değil miydi ?
11- Ağustos 2006’ da sağlık bakanlığının açıkladığı Çernobil ile ilgili tarama raporunda radyasyonun neden olduğu, kısırlıklara, kadınlarımızın yaptığı düşüklere, sakat doğumlara ve 20 yıldır sessiz bir çığlık gibi mezarlarda yatanlara hangi metodla ve nasıl tarama yapmışlar ?



